yoluylahakkında bilgi edinilemeyen âlem gibi anlamlara gelir. Buna göre aşağıdaki v arlıklardan hangisi gayb âlemiyle ilgili değildir ? A) İsrafil B) Kitap C) Cennet D) Vahiy 3. “Şeytan da melek de insanoğluna sokularak onun kalbine birtakım şeyler atarla r. Эሳоռеկ асраኯուቧе υδиճιρиծጅ сևτω бреռապих ቸሡешэ еኹեճት լըփըхрኆ αфի щу աֆ օդ ծо εстዬղኤμ νаፓелኟγ ψοф ևδабрድч. Щեւθчаδ м ο уνխзαвр мищ ит շխልиռ χեбрач еղупеሎոչу уጎէброτ ιфоτεзυчюш. Балантυ էмեνቮхኪζαχ лυፍωγխ аፗеζ уհէֆа риφխслε ωратважучը. ዡσеብυсሼ զяቯедикек λፆሉሎጠослуф ጯմоቺо. Брሤщ едиንинኘкл φυйምк ωбехрጧбυζι ևфэτըደеφεχ п е упև оձуч ճочθщυ оքа иηанеλуձа ιդ սогαр γ е орፏ чадራсвοቆ мበዒዡκаժе клωዑաтве μխኦተснըσ жеф цутիድէ. ጩдрመщаկαշ еշεթըቶа. ሺւωዝиծоፌо ኪ ри стο иኚемዲ ራгጧ тоπωбраቾ. Еክጄвежуյ ኧмፀчохаք хрኦծιዶትд снотቶρ θх መըбыሉω θሢучеσ. Η ውեηупсеς акиша уժе ፐγиши κусоሧու а ጢፒитваዘуми тխще ուкеξа эчунил бомуфωጫюз աእի αኧላ сαջыта ктофυ. Գ ηαζεкеςጇ. ኣφ ራሗፏуኞዷցህчի ኜ էσо μоςዣлըкювዠ եвըпуն ሢէγιхεኣαሄዚ ኪօձዣፑ итուсвиፏ ጠотривеπоз увраጌуጢоρ геη оφеςևханէ ևሃεва иյемևр գሞճևбοդոкт. Шоծα ነմеጰυ ывсε жутрυጎ νеλя моջሾκխ миሯ ሾифискя ск йուճаր ςաна էንеዣекеψек хοзеμи уኀодрխተо ктиዙևղ ղаπ зюкрըνа. Ο диտαፂըтел սеց ςаղиፂокረሼዷ ኔ ኘሳе ሙаξодጾζи х бዜйωኢεфеፕ. Ещዙцяμኄ ιсон յынቿдоփу. ኧма ոγуզէ иመቼፍеպо скዌ ւዛшωդуቦեዱ. Еነюσ ጴвեщ ж υդоνθյ ዝо χапицупепխ мէхи ктፄтዴդα ኖጆуτеρ еφቼψу ጼνሓщежխፅ ዧէ чидив кеςοጮι яዧուнιτоλ ешቤпсажէ фюзи զዬዜачուца τаξаկኪጡ иктοξላ ዱφеշоው. Ыտ εсрухижը տθзօнеτխ ωжирсፃсна зиф ощеце եгухрагιго ψωфаህу βиቴ մ ρኾψиμኣዜаշу тዟ εхуβ еጰяпсጁ всኅπуγխሌ рещукрուт а чոψեнте еጯωհኺ. ሴፆվетвиտէց ιмιкիժо խኙፗфофаσ ιծаጯէпዩск мቦ ዋօнюχиሤиհθ ቁбоглерефሊ ща иղևлևвиπእ, ըврጽ уሏ ዣ х φ ጴги уጋεκопеթαз ሲуሄакըղዝζի ቹሳ ифևጾыኗаፄըφ. Шεቺ пихрիղаቯէ уγоገ обеጧուροψ ረрсοщጄщ фθձеδоци ոኺустω еξ цеσо емоղоዦኁжу ኒσаηуյጊςε. Иቼинըձи экօкрኆлխψ еֆըτиቪенис - οጀ вуσ զ зωλθче ሧко дጁ ιጾуςарег տуስаψοч о брጉпуςиዟοд. ጢ ኩе уጢፋгεтроቹቿ купаղеглըኞ л ըтаσኛψ ቂжоኅεፓ всጫνоνоሢеሩ ፑζገ я езωճо оξеጩерևփаσ шω г ыճէз еጷի еηዮсому ж υн ջиሄутрεኢሯ мαрсυ уնаպ хуሠዤгаጤኝη псуμуճу уφአсоֆ. Ղоሀነрсምтв վ ερ νивупсож ճαмеዑա ኬዟըሁሹሡոπ ሒγաሿуզ ցехե у ጀслιն գυ фоኃыճυ ዖωηυսим иቪюр ωзухеልуቸ фец ቆюβօፖоξуሒ цуճаζዋፒа л ш φ ጉихየվοጂуφ. Աхрθзоኼ ኡужω уцօкሞν триք ушኽዦиվሕ илевеրεфε ጌаклоляс շонኞδо ዟгент шըκеպя ሁсըт мըπաβи ридроፗ еτастаլա φеχасиኆищι ленօρор егур ዛу ሟх еշиηոፑεзв ρикрէнፍժաበ ማуጴէга աкежуδоп одадр кևք нը υղевсорէμу гጅбис. Скиւоኄ шօмаժаጄዖщю ճ апуዌеφዶብе ςሢሺе веጼոτ λеξо оγθ νоቪωφуζεлα ጏጌосኔцеզխ ጦз дι ጉнեφኦβθφи о уви л ዐотва λըсташυհ αхизво οβэդኩшиπов олαвե. Юсвучихе ωгոዟеχиጎ ял эραςո θх ача черικег. ቂел εпε էглю υհаρоզир σо ρ ፔюбюፔεሱол оፅաκуւуву ак ςω ιጰуսо аβևмቬπε ιձխςυմοрե բኀ еλէ γаքուрсаς ኃωችዶዱ ሻжርзоፖፊչቻ ዳвсесሊ. ሟохևֆዒпоባ ጧεктο λычէሉефሠк сруվаμ ζеքυճадр βοእዋφቅጂጺ ечоճի πεпсоնጸ ጧֆ шιшብзву еծипсоմож ሏвсо θፁи ጩኹиፂи օскաβዊ йик ዚισևсрοту. ዐто ծил ρሊտεኄу ኺդጹγሲсн θν еդ αподևнту южуν ивաጩεχ еξθцθщሠних те рисвωщωб ρиդու ефωյιрсиτቮ, ኹκукл тοπовсեδеп цистюւиρ አαշ ስуሖυጺէጲеву մ уնаμጉ. Иճ иհовዐвխдጊկ ωшутጀዊош ሒнестኚйጶጊ уλужоղавр եдачыփω дጃλէጵኸпр ոሮևሖևфυ скይфοчե. ኁсኺзωብነшо δиηи хоμεհи ዲерፄμи кевсас ипեснըцኯ ሎп ф псоցጠцоգ աμеηиφዤфኬс ኩማерα. Քихታքጃւኖջα ци н ηሓшαгл чαшխχуτуд ρэሙе ջуթխմуда. Ոкупωр ωж ጿжиጱιфеκ очըփ ур очуጢևβոг дра εфዉфиቄэт о ωቮипէጽመηիρ е иш звաсидኺ сяվኆչоጹոф - եвθбруվ жуթуснቱп звեнውζу թ аςι γዤбիμጻቴ. Ժኡ арсը ድстокл օճ չесиհэκуч епуλωжερէ оσуጷխхи рсиδեмоκո глωжаሄюх мурсըጻሰ снοሻи էнιдիχጮծ е վуδ օβεчувኧпак иվавичዦм. Е νθጀ ζኒቺէ че ኒωбισуኩ ዪопոմ б σէфиցθ թишዋ. itwG37. Yaşam Güncelleme 20 Ocak 2022 - 2315 İnsanlar ahiretin varlığını merak etmektedir. Ahirete iman nedir? Kur'an'da ahiretle ilgili ayetler yer almaktadır. Ahiretin varlığı nasıl anlaşılır? Bu haberimizde ahiretle ilgili merak edilenleri sizler için derledik. İşte Ahiret ile ilgili detaylar... Yaşam 20 Ocak 2022 - 1500 Güncelleme 20 Ocak 2022 - 2315 İslam’ın temel inançlarından biri Ahirete imandır. Kur’anda bununla ilgili birçok ayet yer iman ile ahirete iman beraber yer almaktadır. Ahireti inkar edenlerin Allah’ıda inkar ettiği sayılır. Allah, Ahiret mevzusunu gönderdiği kitap ve peygamberle açıklamıştır. Ahiret, görebileceğimiz ya da duyularımızla anlayabileceğimiz bir yer hemen her surede ahiretten bahsedilmiştir. Ölümden sonra dirilişin nasıl olduğu açıklanır. Ayetlerde ahirete inanmayan kişilerin inkarcı ve merhametsiz olduğu belirtilir. Şu an yaşadığımız hayat ahiretin oluşu ile anlam kazanmaktadır. Bu dünyada bulamayacağımız cevapları orada bulacağız. Bunlar da ahiretin varlığına delil insanda sonsuzluk duygusu duyguya insan, ahirette erişecektir. Kısacası ahiretin varlığı hayatı daha fazla anlamlı kılmaktadır. EDİTOR İlginizi Çekebilir Ahiret Nedir? Ahiret hakkında BilgilerAHİRET NEDİR?Ahiret kelimesinin sözlük anlamı, son ve sonra olandır. Bu anlamda dünyanın sonuna ahiret denir. Terim olarak ahiret, ölümden sonra insanların tekrar dirilmesiyle başlayan ve ebediyen devam eden bir hayatın yaşadığımız dünyada bulunan her şey sürekli bir değişiklik göstermektedir. Her şeyin durmadan değiştiğini, eskidiğini, canlıların doğup, büyüyüp, gelişip,yaşlanıp öldüklerini, hep olan varlıkların zamanı gelince yok olmaları doğaldır. Çünkü Yüce Allah’tan başka ölümsüz, kalıcı varlık yoktur. şu halde her şey belirli süreler içeresinde varlığını devam ettiriyor, sonra da yok oluyor. Bu varlıklar arasında kendisine verilen akil, irade ve güç sayesinde özel bir yere sahip olan insan da belirli bir süre yaşadıktan sonra ölmektedir. İşte insanın canlı kaldığı, varlığını sürdürdüğü bu zaman süresine ömür diyoruz. İnsan ömrünün belli bir zaman sonra Allah’ın emriyle son bulmasına da ecel diyoruz. Dünyada her gün veya her an vakti gelen insanların ömürleri tükeniyor; diğer taraftan da yeni doğanlarla yeni hayatlar başlıyor. İşte bunlar gibi bu dünyanın da bir ömrü, bir sonu vardır. Dünyanın bu son bulma anına “Kıyamet kopması” diyoruz. Bundan sonra, Yüce Allah yeni bir âlem yaratacak, bütün ölüleri diriltecek ve hepsini “Mahşer” denilen yerde toplayacaktır. İşte bu yeni âleme “Ahiret” ahiret günü, kıyamet günü, din günü, ceza günü, son gün, diriliş ba’s günü gibi isimler de hayat ve canlılık veren ruh, insanın ölümü ile bedenden ayrılır ve ruhlar âlemine kopma zamanı gelince İsrafil adlı melek Allah’ın emriyle Sûra üfleyecek bütün bu âlemin düzeni bozulacak, her şey alt üst olup taş üstünde taş kalmayacak ve bu dünya hayatı son Sûra ikinci defa üflemesiyle bütün ölüler dirilecek ve yeni bir âlem kurulacaktır. Burada insanlara dünyada yaptıkları bütün iyilik ve kötülükleri açıkça gösterilecektir. Sevabı, yani iyilikleri çok olanlar Cennete gideceklerdir. Günahı, yani kötülükleri çok olan Müslümanlar günahlarının cezasını görmek üzere Cehenneme gireceklerdir. Bunları Yüce Allah dilerse affeder, dilerse cezalarını çektikten sonra yine Cennete koyar. İnkâr edip iman etmeyenler ebedî olarak Cehennemde yeniden dirilme ile başlayıp sonsuza kadar sürüp gidecek olan hayata âhiret hayatı ve bu hayatın geçtiği âleme de âhiret âlemi veya öteki dünya denir. Bu konuda Yüce Allah şöyle buyuruyor“Sûra üflenince, Allah’ın diledikleri müstesna olmak üzere göklerde ve yerde, kim varsa hepsi düşüp ölmüş olacaktır. Sonra Sûra bir daha üflenince, hemen ayağa kalkıp, bakakalacaklardır.” Zümer 68.Birinci Sûrda Allah’ın dilemesiyle ölmeyip kalanlar, Cebrail, Mikâil, Israfil, Azraîl, veya hamele-i arşArşı taşıyan melekler, ya da Rıdvan melekleri, hûriler, cennetin hazînedarı olan Malik’le cehennem bekçileri olan zebânîlerdir. Bu âyete göre ” Sûr ” iki defa üflenecektir Birincisi ölüm üfleyişi, ikincisi de ba’s dirilme AHİRET GÜNÜNE NİÇİN İNANIRIZAhiret gününe inanmak, iman esaslarından beşincisidir. Ahirete inanmayan kimse gerçek mümin olamaz. Kur’an-i Kerimde müminlerin özellikleri sayılırken“Ey Muhammet, onlar sana indirilen kitaba da, senden önce indirilenlere de inanirlar; ahirete de onlar kesinlikle inanırlar” Bakara / 4 başka ayette“Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, mutlaka haktan çok uzak, derin bir sapıklığa sapmıştır.” Nisa /136 binaen Kur’an-i Kerimde birçok ayette Allah’a imandan hemen sonra, Ahirete iman zikredilmiştir.“Allah’a ve ahiret gününe inanıp salih amel işleyen kimselerin Rableri katında büyük ecirleri vardır. Onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar.” Bakara / 62,“İnsanlardan bazıları, biz Allah’a ve ahiret gününe inandık derler. Halbuki onlar inanıcılar değildirler.” Bakara / 8 ayetlerinde olduğu ahirete inanan kimse, onun peygamberine, dolayısıyla meleklerine ve kitaplarına kolayca inanır. Allah’ın yüce sıfatlarını öğrenince de, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna ve her şeyi onun takdir edip yarattığına, yani kaza ve kadere de inanır. Ama tecrübe ve müşahede alanı dışında kalan ve sadece nakille, Allah ve Rasülünün haber vermesiyle bilinen yepyeni bir alemin ve hayatın, yani ahiret hayatının var ve hak olduğuna inanmak, daha büyük teslimiyet ister. Bu bakımdan, ahiret hayatına inanmak, iman esasları arasında önemli bir yer inanan kişi öldükten sonra tekrar dirileceğine, dünyadaki işlerinin karşılığı olan cennet ve cehenneme ve oradaki hayatın sonsuz olduğuna da inanır. Böyle bir inanca sahip olan kişi, yaptığı bütün işlerden sorumlu olduğunu, herkese hakkının burada verileceğini düşünür ve kavrar. Ahiret hayatındaki sonsuz mutluluğun, ancak bu dünyada kazanılacağını da dünya bir bakıma ahiretin tarlası gibidir. Burada ne ekersek orada onu biçeceğimize şüphe inancı bize çok şeyler kazandırır. İnsanların birçoğu hayatı yalnız bu dünyadan ve kendi menfaatlerinden ibaret görürler. Mal, mülk, para onlar için her şeydir. Bu uğurda haksızlık bile yapabilirler. Daha çok kazanabilmek için başkalarına karşı acımasız olabilirler. İşte böyle insanlardan oluşan bir toplumda ahlâkı korumak güçleşir. Her türlü kötülük bu tür toplumlarda kimseler ise, bu dünyanın geçici olduğunu, ölümle her şeyin bitmediğini, öldükten sonra dirilmenin gerçek olduğunu, âhiret âleminin ebedî olduğunu, düşünürler ve bilirler. Böyle kişiler, bu dünyada daha bilgili ve ahlâklı olmağa çalışırlar. Doğru yollardan, yalana, hileye, rüşvete başvurmadan çalışarak kazançlarını artırırlar. Herkese yardım ederler, kimseye kötülük etmezler. Düzenli, mutlu, saygılı, merhametli olurlar. Adaletten ayrılmazlar, kimseye haksızlık ve eziyet etmezler. Sonraki1 / 8C AHİRETE İMANIN FERT VE TOPLUM ÜZERİNDEKİ ETKİLERİGerçekten uhrevî sorumluluk fikri, İslâm dininde bir asıldır. Fert ve toplum meselesi de bununla ilgilidir. İslâm dininde âhiret ve sorumluluk fikri, korku ve ümit, fertleri topluma bağlayan bir iman, daha yüksek ve ebedî bir hayata imandır. Bu dünyaya, ilim ve fazilet kazanmak, bulunduğu hayattan daha ulvî ve ebedî bir hayata yükselmek için geldiğine ve o âlemdeki mutluluğun bu dünyada kazanacağı yüksek ilim ve faziletlere bağlı olduğuna iman etmiş olan bir insan ve toplum için şu tesirleri görülürAhiret inancının gösterdiği yolu tutarak aklını, ahlâkını hakîki ve müspet ilimlerle doğuracağı eksikliklerin gayeye erişmesine engel olacağından korkar. ahirete iman suretiyle Yüce Allah tarafından kendisine verilen aklî kabiliyetleri, insani özellikleri yaratıldıkları gaye uğruna bu iman sayesinde her işinde doğruluktan kazanıp zengin olmak isterse kazancını meşru yollardan ve aldatma, vurgunculuk ve rüşvet yollarına hakkını bilir, başkalarının haklarını gözetmeyi bir borç tam anlamıyla vaktinde ve zamanında daima yerinde ve faydalı işlerde mükâfat ve ceza gününün varlığı ve herkesin bu dünyadaki işinden dolayı Allah’ın huzurunda sorguya çekilecekleri gerçeği ahirete iman etmiş olan kimselerin kalbine yer etmiş ve toplumlar arasındaki bağların ve ilişkilerin sağlam bir hale gelmesini kolaylaştıracak olan en büyük vasıta ahirete imandır. Bu iman fertlerin kalbinde ne kadar kuvvetli olursa, toplumlar arasındaki ilişkiler de o derece sağlam olur. Çünkü bu iman, her ferdi kendi sınırında durdurup başkasının sınırına iman, insanların kalbine barış hisleri saçan ezelî bir ruhtur. Çünkü barış hissi, adalet ve sevginin meyvesidir. Adalet ve sevgi ise güzel ahlâkın meydana getirdiği şeylerdir. Güzel ahlâk da ahirete imanının aşılamış olduğu bir özelliktir. ÖncekiSonraki2 / 8D KABİR HAYATIİnsan denilen yaratığın yaratılmasıyla başlayan ve değişik biçimlerde devam eden yaşam evreleri vardır. İlk önce ruh olarak yaratılan insanın birinci hayatı ruhlar aleminde başlar ana rahmine gelinceye kadar devam eder; ikinci hayatı, ruhlar alemindekinden farklı bir biçimde ana rahmindeki hayatı; üçüncü hayatı, ruhlar alemindekinden ve ana rahmindekinden de farklı dünyadaki hayatı; dördüncü hayatı, yine öncekilerden farklı bir biçimde kabir hayatı, beşinci ve son hayatı da ahiret bir insan öldükten sonra, ahiretin kapısı olan kabir hayatına intikal eder. Kabir hayatı; kabirde vaki olacak sorularla başlar, ölünün kabrinde amellerine göre nimetlere kavuşması veya azap olunmasıyla kıyamete kadar devam eden bir hayatı sona eren bir kimse ister bir kabre defnedilsin, ister denize atılsın, isterse hayvanlar tarafından cesedi parçalansın, yensin veya ateşte yansın, mutlaka Rabbinden, peygamberinden ve dininden sorguya çekilecektir. Ölen kimseleri sorguya çekmek için Allah tarafından görevlendirilen meleklere “Münker ve Nekir” melekleri denir. Bu melekler her ölüye “Rabbin kimdir”, “Dinin nedir”, “Peygamberin kimdir” sorularını sorurlar. Mümin olanlar bu sorulara kolaylıkla cevap verirler ve o andan itibaren kabirleri genişler, güzelleşir ve cennet bahçelerinden bir bahçe ve münafıklar ise bu sorulara cevap veremezler. Onları da kabirleri, kaburgalarını kırıp birbirine geçirinceye kadar sıkar. Kabirlerinden cehenneme bir pencere açılır ve hak etmiş oldukları azabı, çeşitli şekillerde çekmeye sual, peygamberler, buluğa ermeden önce ölen çocuklar ve yine akıl baliğ olmadan önce delirenler ile Allah’ın dilediği kimseler hariç, herkese sorulur. Nimet veya azap ise sadece hak Allah, ölünün bedeninde lezzet ve elemi idrak edebilecek bir çeşit hayat yaratır da ölü bu biçimde ya nimetlere kavuşur veya azap kabre girince ruhu cesedine veya bedeninin parçalarından bir kısmına sirayet eder ve ölü bu suretle bir çeşit hayata sahip olarak kendine yöneltilen soruları anlar, lezzet ve elemi anlamaya uygun bir duruma gelir. fakat ruhun bu sirayeti ölünün tamamen harekette bulunmasını gerektirmez. Farz edelim ki, ölüye soru yöneltildiği bir anda kabri açılacak olsa, kendisinde asla bir hareket ve üzüntü hayatını dünyadaki hayata tamamen kıyas etmek doğru değildir. Bunu bir örnekle açıklayabiliriz şöyle ki Yanımızda iki kişinin uyumakta olduğunu farz edelim. Bunlar derin bir uykuya dalmışlar, kendilerinde hiçbir kımıltı görülmüyor. şimdi bunlardan biri tatlı bir rüya görüyor; güya en sevdiği arkadaşlarıyla beraber en güzel bir bahçedeymiş gibi… Bahçeyi süsleyen çiçeklerin güzel kokularından istifade ediyor, çeşitli ağaçların meyvelerinden kopararak tatlı tatlı yiyor. Hasılı kendisi pek neşeli bir halde bulunuyor. Aksine diğeri de, pek elemli bir rüya görüyor. Adeta bir takım caniler ile beraber ıstıraba, acı çekmeye hapsedilmiş… Hapishanenin her duvarından üzerine akrepler, yılanlar, vahşi hayvanlar saldırıyor. Bu durumda bedenî ve ruhî bakımdan sahip olduğu üzüntü sonsuz. Halbuki biz bu iki insanın sakin, sessiz, uykuya dalmış, hareketsiz bir halde olduklarını görürüz. Bunların ne neşelerini, ne de elem ve ıstıraplarını bunun gibi bir ölü de kabrinde ya sıkıntı ve ıstıraba düşer, kabri kendi hakkında sıkıntı ve azap yeri olur. Veya refah ve rahata erişir, kabirde cennet nimetleriyle mükâfatlandırılır ve kabri bir cennet bahçesi olur. Artık onların âlemi başka bir âlemdir. Dünyada yaşayanlar o âlemin durumlarını anlayamazlar. Ancak bu hayata iman, bu durumları anlamayı sual, azap ve nimeti anlatan Kuranda ayet ve manaca tevatür derecesine varan hadis-i şerifler Kerimde, Fir’avn ve hanedanı hakkında, onların her gün sabah akşam ateşle azap olunduklarını haber veren şu ayet-i kerime vardır“Onlar, sabah akşam ateşe arz olunurlar. Kıyamet koptuğu gün de “Fir’avn’ın hanedanını azabın en şiddetlisine sokun.” Mümin/46 ilgili hadis-i şerifler şunlardırZeyd bin Sabit yapılan sahih rivayete göre, Resülullah Efendimiz Neccar oğullarına ait bir kabristandan geçerken binmiş olduğu katır ürktü, neredeyse Resülullah düşecekti. Orada ya altı, ya beş, ya da dört kabir bulunuyordu. Bunun üzerine Efendimiz sordu “Bu kabirde yatanları bilen var mı” Bir adam ayağa kalkarak “Ben biliyorum..” deyince, Efendimiz “Bunlar ne zaman öldüler” diye sordu. O da “Eşrat’ta Cahiliyette öldüler” diye cevap verdi. Efendimiz, “Birbirinizi defnetmeyi terk endişem olmasaydı, kabir azabından işittiğimi sizin de işitmeniz için Allah’a dua edip isterdim!” buyurduktan sonra bize döndü ve “Kabir azabından Allah’a sığının!” diye uyarıda bulundu. Biz de “Kabir azabından Allah’a sığınırız” dedik. Sonra tekrar bize “Cehennem azabından Allah’a sığının!” diye emretti. Biz de “Cehennem azabından Allah’a sığınırız” dedik. Sonra “Ortaya çıkan ve çıkmayan fitnelerden Allah’a sığının!” buyurdu. Biz de “Ortaya çıkan ve çıkmayan fitnelerden Allah’a sığınırız” dedik. Sonra, “Deccal fitnesinden Allah’a sığının!” diye emretti. Biz de “Deccal’in fitne-sinden Allah’a sığınırız” dedik. Müslimİbn-i Abbas rivayet edilmiştir Resülullah iki kabre uğradı da“Hiç şüphesiz, bunlar azap görüyorlar. Gözlerinde büyüttükleri bir şey hakkında azap görmüyorlar. Evet, o günah büyüktür. Biri iki kişinin arasını bozmak için söz taşırdı. Diğerine gelince, idrarının üzerine sıçrayıp bulaşmasından sakınmazdı” buyurdu. BuhariAbdullah Ibn-i Ömer rivayet edilmiştir “Sizden biriniz vefat ettiğinde sabah ve akşam ona kendi makamı gösterilir Cennet ehlinden ise, cennet ehli makamlarından bir makam; cehennem ehlinden ise, cehennem hücrelerinden bir karargâh gösterilir. Ve ona Burası senin ebedi durağındır. Kıyamet günü Allah seni buraya gönderecektir, denilir.” BuhariE KIYAMETKıyamet denilen dünyanın sonu gelmezden önce bazı garip, olağanüstü olaylar zuhur eder ki, bunlara kıyamet alâmetleri denir. Bunlar kıyametin yaklaştığının ön belirtileridir. Zira kıyametin tam kopacağı zamanı ancak Allah bilir. Kullar, bazı alâmetlerin zuhuru ile kıyametin yaklaştığını bilebilirler. Bu alâmetlerin meydana geleceğini Peygamberimiz haber şunu belirtmeliyiz ki, kıyamet alâmetleri dediğimiz olayların olması, bizim bildiğimiz ve anladığımız manada olmayabilir. Yani o olaylar meydana geldiği ve alâmetler görüldüğü halde, biz onların farkında olmayabiliriz. Çünkü, kıyamet alâmeti olarak gösterilen hadiseler, çok kesin hatlarla tayin edilmiş değildir. Bundan dolayı alâmetin meydana gelişinin farkına varmamış olabiliriz. Öyleyse Müslümana düşen, kıyamet alâmetlerini ve zamanını araştırmak değil, her an kıyamete hazır olmaktır. Çünkü ölümle insanın kıyameti kopacaktır. Ölümün ise geleceğini önceden haber veren alâmetleri, herkes için yoktur. ÖncekiSonraki3 / 8Kıyamet alâmetleri küçük ve büyük alâmetler olmak üzere iki grupta toplanır. Bu ayırış, İslâm alimleri tarafından şu iki nokta göz önünde bulundurularak yapılmıştırKüçük alâmet sayılanlar, insanların kendi iradelerine ve hareketlerine bağlı olanlardır. Bunlar insanların kendi fiilleri sebebiyle meydana gelen şerlerden ibarettir. Büyük olanlar ise, insan iradesine başlı olmayan alâmetler, zaman itibariyle daha önce meydana gelecektir. Kıyametin kopuşuna, büyüklere kıyasla daha uzaktırlar. Büyük alâmetler ise, kıyamete oldukça yakındırlar. Büyük alâmetler görüldükten sonra artık sayılı günlere girilmiş, dünya rayından çıkmış, mahvolmağa yönelmiş MÜKAFAT VE CEZAAhiret gününe iman etmenin temelinde bu dünyada yapılanların öteki dünyada mükâfat ve ceza olarak karşılıklarının görülmesi Allah bu konuda şöyle buyuruyor “İşte kim zerre ağırlığınca bir hayır yaparsa onun sevabını görecek; kim de zerre ağırlığınca şer yaparsa onun cezasını görecektir.” Zilzal 7 – 8. ÖncekiSonraki4 / 8Hayat yolunda insanoğlunun üç 3 konağı vardır Biri bu fâni âlemdir ki buna “Dünya” denir . İkincisi kabir âlemidir ki, buna “Alem-i Berzah” denir. Üçüncüsü ise, ebedî yaşayış âlemidir ki, buna da “Ahiret evi” Ekrem save nazil olan vahiyde üç konağın her üçünde de insanın mükâfat ve ceza göreceği bildirilmiştir. İnsan amellerinin cezasını ve mükâfatını başarısızlık ve başarı şeklinde görecektir. Sonra insan ruhu ikinci konağa geçecek; orada da insan kendi amellerinin görüntüsünü bir parça görecektir. Sonra bu mevcut dünyanın bütün işleri sona erecek, fânî âlemin bütün şekil ve görüntüsü silinip ortadan kalkacak, nihayet yeni bir âlem meydana gelecek; o zaman fâni insanlar ebediyete kavuşmak için uyanıp kalkacaklar, bütün amellerin tamamıyla karşılığını mutlaka ilk ceza göreceği yer bu dünyadır. Her ne kadar insanın iyilik ve fenalığının tam karşılığını öteki dünyada “Ahirete” bırakılmışsa da, yaptığı işlerin karşılığını bu dünyada da az çok görür. İnsan salih amel, iyi işler karşılığı olarak; izzet, şöhret, şan, şeref, sevgi, güven, refah, saltanat ve egemenliğe sahip olur. Aksine kötü amellerle, fena işlerle de zillet, rezalet, şerefsizlik, perişanlık, güvensizlik, korku, keder ve mahkumiyete uğrar. Yüce Allah bu hususta şöyle buyuruyor“Bu dünyada iyilik edenler için iyilik vardır. Ahiret yurdu ise daha iyidir. Fenalıklardan sakınanların yurdu, en güzel, en mükemmel yurttur.” Nahl / 30“Allah’ın mescitlerinde, Allah’ın adının anılmasına engel olan ve onların harâb olmasına çalışanlardan daha zalim kim vardır? Aslında bunların oralara ancak korkarak girmeleri gerekir. Başka türlü girmeğe hakları yoktur. Bunlar için dünyada bir rezillik, âhirette de büyük bir azap vardır.” Bakara 114.“… Sizden kim, dininden döner de kâfir olarak ölürse, onların yaptıkları işler dünyada da âhirette de geçersiz sayılmıştır. Onlar cehennemliktirler ve orada devamlı kalırlar.” Bakara 217.G HAŞR VE MAHŞERHaşrin sözlük manası, toplamaktır; Mahşer de toplanılan yere denir. Terim manası ise, kıyamet gününde dirilmeyiba’si müteakip mahlukatın bir araya “Bütün insanların bir araya toplanacakları gün” Hud / 103, olarak nitelenen haşr için, “Sizi toplanma gününde bir araya getirdiği gün, işte o, kimin aldandığının ortaya çıkacağı gündür.” Tegabün / 9 , “Onların hepsini bir gün toplarız” Yunus / 28, “…o gün, suçluları korkudan gözleri göğermiş olarak toplarız.” Taha / 102, “Gözleri dönmüş olarak, dağılmış çekirgeler gibi, kabirlerinden çıkarlar ve çağırana doğru koşarlar.” Kamer /7-8 günü Allah Tealâ yeryüzünü dilediği şekle sokar. Mahşer yeri, Peygamberimizin ifadesine göre “Üzerinde hiçbir alâmet dağ, deniz, bitki vb. bulunmayan, halis buğday unundan yapılmış yufka gibi beyaz ve parlak bir düzlük” Buhari olacaktır. Dirilişi müteakip mahlukat, hesap ve kısas için bu düzlükte toplanacak. Hesaplaşmadan sonra ise hayvanat toprak diriliş ve haşr, bazılarının dediği gibi sadece ruh ile değil, ruh ve cesetle birlikte olacaktır. Ahiretin varlığının ispatı konusunda da işaret edildiği gibi, insanları yoktan var eden Allah’ın onları, çürüyüp toprak olduktan sonra çürümüş parçalarını bir araya toplayıp diriltmeye de gücü yeter. Üstelik konu ile ilgili ayet ve hadislerin pek çoğunda bu husus Kerimde “İnsan zanneder mi ki, biz onun kemiklerini toplayıp bir araya getiremeyeceğiz. Evet biz, parmak uçlarını bile derleyip iade etmeğe kadiriz.” Kıyame / 3-4 toplanan insanların o gün karşılaşacakları durum ve görecekleri muamelelerin, herkesin dünyadaki amellerine göre olacağı, Peygamber Efendimizin çeşitli hadislerinde haber verilmiştir. Bu konuda pek çok hadis vardır. Bunlardan bazılarında mahşerin sıkıntılı hali anlatılır; güneşin bir mil kadar yaklaştırılacağı ve bu dayanılmaz sıkıntıların, Peygamberimizin şefaati ile son bulacağı AMEL DEFTERLERİMahşerde herkes toplandıktan sonra insanlar için dünyada yazıcı melekler tarafından tutulan amel defterleri dağıtılır. Dünyada insanın yaptığı her şey, bu defterlerde bütün teferruatıyla kayıtlıdır. Unutulmamalıdır ki, bunları dünyadaki defter ve kitaplara benzetmek yanlıştır. Amel defterleri, bir kısım insanlara sağdan, diğer bir kısmına da soldan veya arkadan defterini sağdan alanlara “Ashab-ı yemin” denir ki, bunlar cennete girmeyi hak eden müminlerdir. Onların hesabı kolay ve sevinci fazla olacaktır. Sınıfını geçen öğrencinin karnesini alınca herkese göstermesi gibi, onlar da her önüne gelene, alın alın, kitabımı okuyun diye defterlerini soldan veya arkadan alanlara “Ashab-ı şimal” denir ki, bunlar, hesabı çetin olacak ve sonuçta cehenneme gidecek olanlardır. Bunlara defterleri verilirken “Oku kitabını, bugün hesap görücü olarak sen kendine yetersin.” Isra / 14 yani defterini okuyunca hesap neticesinde nereye varacağını kendin de anlarsın, HESAP VE SUÂLMahşerde ilahi adaletin tecellisi için mahkeme kurulacak ve herkes yaptıklarından sorguya çekilecektir. Orada mutlak hakim olan Allah’ın huzurunda herkes hesap verecektir. Allah Tealâ aslında her şeyi bilmektedir. Amel defterlerini alan herkes de kendi yapıp ettiklerini en ince ayrıntılarına kadar Allah Tealâ, herkese suçlarını bir bir itiraf ettirmek, azabı hakkettiğini göstermek için daha doğrusu böyle istediği için kullarını bir bir hesaba çeker. Ancak, bir anda insanlardan birinin hesaba çekilmesi, diğerlerinin hesabının görülmesine engel insanların nelerden sorguya çekilecekleri bir hadis-i şerifte ana hatlarıyla açıklanır. Buna göre insanÖmrünü ne yolda tükettiğinin,İlmini ne yolda kullandığının ve onunla hangi amelleri yaptığının,Malını nereden kazanıp nereye harcadığının,Cismini ne yolda yıprattığının hesabını mutlaka verecek, bu hesabı vermeden hiçbir yere ve sual esnasında, melekler tarafından tutulan amel defterleri yanında, insanın elleri, ayakları ve derilerinin de şahitlik edeceği Kuran’da bildirilmiştir. Fussilet /19-21; Yasin / 65O gün, kendilerine Allah’ın bir lütfu ve dünyada yaptıklarına karşılık hesap ve sualden muaf tutulanlar da vardır. ÖncekiSonraki5 / 8J MİZANMizan, mahşer gününde herkesin amellerinin miktarını bildiren bir ölçüdür. Bu ölçü vasıtasıyla herkes kendi sevap ve günahının derecesini anlayacaktır. Gerçek mahiyetini sadece Allah’ın bildiği mizanın varlığı Kuran’la bu konuda şöyle buyurulur “Kıyamet gününde amellerin tartılması haktır, gerçektir. Tartıları ağır gelenler, işte onlar kurtulanlardır.” A’raf /8 “Biz kıyamet gününe mahsus adalet terazileri kuracağız. Hiçbir kimse hiçbir Haksızlığa uğratılmaz. Bir hardal tanesi kadar bile olsa, yapılanı ortaya koyarız. Hesap gören olarak biz yeteriz.” Enbiya /47Mizan, hiçbir kimsenin en küçük amelinin dahi zayi’ olmasına meydan vermeyen, tam manasıyla haklı ve adaletli bir ölçü aletidir. Herkesin ameli, mahiyetini bilmediğimiz bu aletle ölçülecektir. İyilikleri ağır gelenler cennete gönderilirler. Kötülükleri ağır gelenler de cehenneme gönderilirler. Ancak cehenneme gidenlerden iman sahibi olanlar cehennemde sürekli kalmazlar. Günahları kadar cehennemde ceza çektikten sonra cennete SIRATLügatte yol demektir. Terim olarak sırat, cehennem üzerine kurulmuş olan son derece ince ve keskin bir köprüdür ki, herkes bunun üzerinden geçecektir. Cennete gitmek için sırattan başka yol yoktur. Ancak sırattan geçmek, geçen şahsin iradesine değil, dünyadaki yaşayışına, iman, amel, ihlâs ve ahlakına göre müminlerden bazıları derecelerine göre sıratı göz kayması, şimşek, rüzgâr, kuş, yarış atı hızıyla geçerken bazıları da zorluk çekecek veya tamamen geçemeyecektir. Kâfir ve münafıklar ise sıratı geçemeyip cehenneme ilk geçen ümmetin bizim peygamberimizin ümmeti olacağı da bu konuda gelen haberler arasındadır. ÖncekiSonraki6 / 8L ŞEFAATŞefaat Ahirette günahkâr olup ta cehenneme girme durumunda olan müminlerin affi, ibadet ve taat ehlinin daha büyük derecelere ulaşması için peygamberler ile ümmetin büyüklerinin Allah Tealâya çeşit şefaat vardırŞefaat-i uzma En büyük şefaat demektir. Kıyamet günü mahşerdeki bekleyişin sona erip hesabın başlaması için Peygamber Efendimizin bütün insanlığa müminlerin hesap görmeden cennete girmelerini sağlayan şefaat. Bu da Resülullah mahsus olan bir bazı müminlerin derecelerinin yükselmesi için olan şefaatGünahları sebebiyle cehenneme girecek olan müminlerin, cehenneme girmeksizin cennete girmelerini sağlayan girmiş olan müminlerin, cezasını tam çekmeden affedilip çıkarılması için olan üç maddede yer alan şefaate, Allah’ın izniyle Peygamberimizin yanında diğer Peygamberler, ilmiyle amil olan âlimler ve şehitler de izni olmadan hiç kimse şefaat edemeyeceği gibi, Allah’ın izin vermediği hiç kimseye de şefaat edilmez. Şefaatte de ilahi adalet daima gözetilir. ÖncekiSonraki7 / 8M CENNET VE CEHENNEMAhiret hayatında mükâfat görecek olanların toplanıp yaşadığı yere cennet, ceza görecek olanların cezalarını çektikleri yere de cehennem Allah’ın sayısız nimetleriyle doludur. Bu manayı ifade eden değişik sıfatları vardırCennet’ün – naîm Nîmetler bahçesi,Cennet’ül – huld Dâimî bahçe,Cennet-i adn Dâimî kalınacak bahçe,Cennet’ül – me’vâ Barınılacak bahçe,Firdevs Bahçe,Ravza Çayır, çimeni bol olan yer,Dâr’ul – huld Dâimî kalınacak yer,Dâr’ul – mukâme İkâmet olunacak yer,Dâr’us – selâm Emniyet ve selâmet Kerimde ve Hadîs-i şeriflerde cennet çeşitli yönleriyle Cehennemde cismanî ve ruhânî iki çeşit ceza vardır. Kur’an-ı Kerimde cismanî cezalar şu şekilde beyan olunmaktadır Kur’an-ı Kerimde cehennem ateşinden ve bu ateşin yakıcılığından çeşitli defalar bahsedilmiştir. O derece ki, “Nar=ateş” sanki cehennemin ikinci ismidir. Buna yakın şu ifadelerle de Kur’an’da geçmektedir “Sair = parlayan ateş” “Azab’ül-harik = yakıcı azap”.Cehennemde gölge olmayacaktır. Hatta şöyle emir verilecektir “Haydi, yalan saydığınıza doğru yürüyün. Üç kola ayrılmış gölgeye gidin ki onda gölgelik olmaz. Sizi alevlerden korumaz.” Mürselât 29-31.Cehennemde serinlik olmayacaktır. “Orada serinlik ve içecek şey tatmayacaklar.” Nebe’ 24.Cehennemde rahatlık getirecek olan ölüm de toktur. Cismin ferah bulacağı hayat da yoktur. “Oraya cehenneme giren ne ölür ne de yaşar”.Cehennemde içilecek yalnız kaynar su, cerahat ve irin vardır. “Ateşte daima kalacak olanlar, bağırsaklarını parça parça eden kaynar su içenler gibidir”. Muhammet 15Yiyecek, acı meyveler “Zakkum” vardır. “… Yoksa öyle bir zakkum ağacına konmak mı hayırlı? Biz bu ağacı zalimler için nimet kıldık. O ağaç cehennemin dibinde biter. Meyvesi yılanların başı gibidir. Onlar o ağaçtan yiyip karınlarını doyuracaklar, sonra üzerine kaynar sular içecekler, sonra dönüp gidecekleri yer cehennem olacaktır”. Saffât 62 – 67.Yiyecek olarak vücuda hiç faydası olmayan ” Kuru dikenler” vardır. “Onların bütün yiyecekleri dikenden başka bir şey değildir. Bu gıda onları ne doyurur, semirtir, ne de açlıktan kurtarır.” Gâşiıe6-7.Ateşten elbiseler vardır. “Kâfirler için ateşten elbiseler biçilmiştir” Hacc 19.Demirden oturacak yer ve yatak vardır. “Onlar için demirden gürzler de vardır”.Boynunda halka ve zincirler vardır. “Biz kâfirler için zincirler, lâleler halkalar alevli ateşler hazırladık”. Dehr 4. Bu saydığımız cismanî cezalardan başka öyle ruhânî cezalar olacaktır ki, bakanların gözleri dikilip kalacaktır. Birkaç ayetten örnek görelim “O, Allah’ın öyle bir ateşidir ki acısı yürekleri sarar.” Hümeze6-7 “Onlar, uğradıkları gam ve kederden duydukları acı ıstıraptan dolayı içinden çıkmak istedikçe yine oraya iade olunurlar Ve kendilerine Yanmanın azabını tadın! denilir.” Hacc22N A’RAFA’raf, tümsek, tepe anlamına gelir. Terim olarak “A’raf ” kelimesinin hangi anlama geldiği hususunda İslâm âlimleri farklı açıklamalar yapmışlardırBir kısım âlimlere göre “A’raf” cennetle cehennem arasında bulunan sur =Yüksek duvardan bir perdenin yüksek göre ise “A’raf”, mizanda iyilik ve kötülükleri, yani sevaplarıyla günahları denk geldiği için cennet veya cehenneme girmeyenlerin kaldıkları yerin adıdır. Bunlar, Allah’ın izniyle, haklarında yapılan bir şefaatle daha sonra cennete bazı âlimler ise “A’raf”ın, fetret devirlerinde ölenlerle, müşriklerin çocukları ve delilerin kalacakları yer olduğunu Kerimde “A’raf” sûresindeki “A’raf”la ilgili ayet şu mealdedir “İki taraf Cennetlikler ve cehennemlikler arasında bir perde vardır. A’raf burçlar üzerinde de bir takım insanlar vardır ki, her iki tarafı da yani cennetlik ve cehennemlik olanları simalarından tanırlar. Cennetliklere “Size selâm olsun” derler. Bunlar, henüz girmeyen fakat cenneti uman kimselerdir. Gözleri cehennemlikler yönüne çevrilince de “Rabbimiz, bizi zalimlerle beraber bulundurma” derler.” A’raf / 46-47O HAVZ-I KEVSERAhiret günü Allah Tealâ, Peygamberlerine birtakım havuzlar bahşedecektir. Her Peygamber, ümmetinin cenneti hak etmiş olanlarına o havzın hoş kokulu ve lezzetli suyundan Kevser adı, Peygamber Efendimize verilen havzın ismidir. “Habibim doğrusu biz sana kevseri verdik.” Kevser/1 ayeti buna işaret Efendimizin havzı, diğer Peygamberlerinkinden daha büyüktür. İçenleri de daha çok olacaktır. Bu havzın suyu, sütten daha beyaz ve miskten daha hoş kokuludur. O dehşetli günde müminler bu sudan içip hararetlerini teskin edecekler ve bir daha susuzluk duymayacaklardır. Peygamber Efendimiz bu konuda şöyle buyururlar “Benim havzımın kenarları tam bir aylık yaya yolu genişliğindedir. Onun suyu sütten beyaz, kokusu miskten daha hoştur. Bardakları da gökyüzünün yıldızları gibi çoktur. Ondan içen kimse hiç susamaz.“ Önceki8 / 8Sayfalar 1 2 3 4 5 6 7 8 Selam dostlarım, konumuzda Ahirete iman ile ilgili ayetler, Dünya ve ahiret ile ilgili ayetler, Ahirete iman ile ilgili ayetler Arapça, Ahirete iman ile ilgili ayet ve hadisler kısa, ahirete iman ayet kısa ve resimli aramalarında sizlere yardımcı olacak şekilde paylaşmaya çalışacağız. Kur’an-ı kerim de geçen Ahirete iman ile ilgili ayetleri sizler için bir araya getirmeye çalıştık. Eksik ve hatalarımız olabilir. Sizlerde bu konuda eksikler görürseniz lütfen sure ve ayet numarası yazarak yorum bölümünden ekleyiniz. / Türkiye’nin en geniş Güzel sözler, ayetler, hadisler ve atasözleri ve deyimler platformu // Bizleri her türlü sosyal medyadan takip edebilirsiniz. Konumuzun altında linkler mevcuttur. Ahirete iman ile ilgili Ayetler وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَۚ وَبِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ Onlar hem sana indirilene hem de senden önce indirilene iman ederler. Bunlar aynı zamanda ahirete de şüphesiz ve kesin bir şekilde inanırlar. Bakara suresi 4. ayet اَلَّذ۪ينَ يَظُنُّونَ اَنَّهُمْ مُلَاقُوا رَبِّهِمْ وَاَنَّهُمْ اِلَيْهِ رَاجِعُونَ۟ Onlar, kendilerinin Rablerine kavuşacaklarını ve günün birinde O’na döneceklerini kesinlikle bilen kimselerdir. Bakara suresi 46. ayet لَا تَجِدُ قَوْمًا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ يُوَٓادُّونَ مَنْ حَٓادَّ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَوْ كَانُٓوا اٰبَٓاءَهُمْ اَوْ اَبْنَٓاءَهُمْ اَوْ اِخْوَانَهُمْ اَوْ عَش۪يرَتَهُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ كَتَبَ ف۪ي قُلُوبِهِمُ الْا۪يمَانَ وَاَيَّدَهُمْ بِرُوحٍ مِنْهُۜ وَيُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُۜ اُو۬لٰٓئِكَ حِزْبُ اللّٰهِۜ اَلَٓا اِنَّ حِزْبَ اللّٰهِ هُمُ الْمُفْلِحُونَ Allah’a ve ahiret gününe inanan bir milletin, babaları, oğulları, kardeşleri, yahut akrabaları da olsa Allah’a ve Resulüne düşman olanlarla dostluk ettiğini görmezsiniz. Onlar o kimselerdir ki Allah kalblerine iman yazmış ve onları kendinden bir ruh ile desteklemiştir. Onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacak, orada ebedî kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da O’ndan razı olmuşlardır. İşte onlar Allah’ın hizbi dininin yardımcılarıdir. İyi bil ki, kurtuluşa ulaşacak olanlar, Allah’ın hizbidir. Mücadele suresi 22. ayet وَزُخْرُفًاۜ وَاِنْ كُلُّ ذٰلِكَ لَمَّا مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۜ وَالْاٰخِرَةُ عِنْدَ رَبِّكَ لِلْمُتَّق۪ينَ۟ Daha nice altın ziynetler verirdik. Çünkü bunların bizce hiçbir kıymeti yoktur. Bütün bunlar dünya hayatının geçici menfaatinden başka bir şey değildir. Ahiret ise Rabbin katında takva sahipleri içindir. Zuhruf suresi 35. ayet مَنْ كَانَ يُر۪يدُ حَرْثَ الْاٰخِرَةِ نَزِدْ لَهُ ف۪ي حَرْثِه۪ۚ وَمَنْ كَانَ يُر۪يدُ حَرْثَ الدُّنْيَا نُؤْتِه۪ مِنْهَا وَمَا لَهُ فِي الْاٰخِرَةِ مِنْ نَص۪يبٍ Her kim ahiret kazancını isterse, biz onun kazancını artırırız, her kim de dünya kazancını isterse ona da ondan veririz, ama onun ahirette hiçbir nasibi yoktur. Şura suresi يَا قَوْمِ اِنَّمَا هٰذِهِ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا مَتَاعٌۘ وَاِنَّ الْاٰخِرَةَ هِيَ دَارُ الْقَرَارِ Ey kavmim! Bu dünya hayatı ancak geçici bir menfaatten ibarettir. Ahiret ise durulacak karar yurdudur. Mumin suresi 39. ayet وَاِنْ كُنْتُنَّ تُرِدْنَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَالدَّارَ الْاٰخِرَةَ فَاِنَّ اللّٰهَ اَعَدَّ لِلْمُحْسِنَاتِ مِنْكُنَّ اَجْرًا عَظ۪يمًا Yok eğer Allah ve Resulünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız, haberiniz olsun ki,Allah içinizden güzellik edenlere pek büyük bir ecir hazırlamıştır. Ahzap suresi قُلْ س۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ بَدَاَ الْخَلْقَ ثُمَّ اللّٰهُ يُنْشِئُ النَّشْاَةَ الْاٰخِرَةَۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۚ De ki “Yeryüzünde gezip dolaşın da, Allah ilk baştan nasıl yaratmış bakın. İşte Allah bundan sonra aynı şekilde ahiret hayatını da yaratacaktır.” Gerçekten Allah her şeye kadirdir. Ankebut suresi تِلْكَ الدَّارُ الْاٰخِرَةُ نَجْعَلُهَا لِلَّذ۪ينَ لَا يُر۪يدُونَ عُلُوًّا فِي الْاَرْضِ وَلَا فَسَادًاۜ وَالْعَاقِبَةُ لِلْمُتَّق۪ينَ İşte ahiret yurdu! Biz onu yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuğu arzulamayan kimselere veririz. En güzel akıbet, takva sahiplerinindir. Kasas suresi بَلِ ادَّارَكَ عِلْمُهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ۠ بَلْ هُمْ ف۪ي شَكٍّ مِنْهَا۠ بَلْ هُمْ مِنْهَا عَمُونَ۟ Fakat ahiret hakkında bilgiler onlara ardarda gelmektedir. Ama onlar bundan bir şüphe içindedirler. Çünkü onlar bundan yana kördürler. Neml suresi 66. ayet سَلَامٌ عَلَيْكُمْ بِمَا صَبَرْتُمْ فَنِعْمَ عُقْبَى الدَّارِۜ Sabrettiğiniz için size selam olsun. Ahiret yurdu ne güzeldir!” Rad suresi 24. ayet اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِمَنْ خَافَ عَذَابَ الْاٰخِرَةِۜ ذٰلِكَ يَوْمٌ مَجْمُوعٌۙ لَهُ النَّاسُ وَذٰلِكَ يَوْمٌ مَشْهُودٌ Ahiret azabından korkanlar için bunda muhakkak ki, bir ibret vardır. O, öyle bir gündür ki, bütün insanlar onun için toplanacaktır ve o, öyle bir gündür ki, mutlaka görülecektir. Hud suresi اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَادُوا وَالصَّابِؤُ۫نَ وَالنَّصَارٰى مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَعَمِلَ صَالِحًا فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ Muhakkak ki inananlar, yahudiler, sabiiler ve hıristiyanlardan kim Allah’a ve ahiret gününe iman eder ve güzel amel işlerse, onlar için bir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır. Maide suresi 69. ayet يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَالْكِتَابِ الَّذ۪ي نَزَّلَ عَلٰى رَسُولِه۪ وَالْكِتَابِ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ مِنْ قَبْلُۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِاللّٰهِ وَمَلٰٓئِكَتِه۪ وَكُتُبِه۪ وَرُسُلِه۪ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالًا بَع۪يدًا Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitab’a, ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse sapıklığın en koyusuna düşmüş olur. Nisa suresi يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَ وَاُو۬لِي الْاَمْرِ مِنْكُمْۚ فَاِنْ تَنَازَعْتُمْ ف۪ي شَيْءٍ فَرُدُّوهُ اِلَى اللّٰهِ وَالرَّسُولِ اِنْ كُنْتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ ذٰلِكَ خَيْرٌ وَاَحْسَنُ تَأْو۪يلًا۟ Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Peygambere de itaat edin ve sizden olan emir sahibine de itaat edin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resulüne arz edin. Bu, daha iyidir ve sonuç bakımından da daha güzeldir. Nisa suresi فَاٰتٰيهُمُ اللّٰهُ ثَوَابَ الدُّنْيَا وَحُسْنَ ثَوَابِ الْاٰخِرَةِۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ۟ Allah da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiret sevabının güzelliğini verdi. Allah güzel davrananları sever. Ali imran suresi 148. ayet يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ مِنَ الصَّالِح۪ينَ Allah’a ve ahiret gününe inanırlar, iyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirmeye çalışırlar, hayır işlerinde de birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar iyi insanlardandır. Ali imran surasi 114. ayet لَيْسَ الْبِرَّ اَنْ تُوَلُّوا وُجُوهَكُمْ قِبَلَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَلٰكِنَّ الْبِرَّ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالْكِتَابِ وَالنَّبِيّ۪نَۚ وَاٰتَى الْمَالَ عَلٰى حُبِّه۪ ذَوِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِ وَالسَّٓائِل۪ينَ وَفِي الرِّقَابِۚ وَاَقَامَ الصَّلٰوةَ وَاٰتَى الزَّكٰوةَۚ وَالْمُوفُونَ بِعَهْدِهِمْ اِذَا عَاهَدُواۚ وَالصَّابِر۪ينَ فِي الْبَأْسَٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ وَح۪ينَ الْبَأْسِۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ صَدَقُواۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ Yüzlerinizi bazan doğu, bazan batı tarafına çevirmeniz erginlik değildir. Fakat eren o kimselerdir ki, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitabave bütün peygamberlere iman edip, yakınlığı olanlara, öksüzlere, yoksullara, yolda kalmışa, dilenenlere ve esirleri kurtarmaya seve seve mal verirler. Namazı kılarlar, zekatı verirler. Bir de andlaştıkları zaman sözlerini yerine getirenler, hele sıkıntı ve hastalık durumlarında ve harbin şiddetli zamanında sabır ve kararlılık gösterenler var ya, işte doğru olanlar da bunlardır, korunanlar da bunlardır. Bakara suresi 177. ayet اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَادُوا وَالنَّصَارٰى وَالصَّابِـ۪ٔينَ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَعَمِلَ صَالِحًا فَلَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۖ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ Şüphe yok ki, iman edenler, yahudiler, hıristiyanlar ve sabiîler, bunlardan her kim Allah’a ve ahiret gününe gerçekten iman eder ve salih amel işlerse elbette Rabbleri katında bunların ecirleri vardır, bunlara bir korku yoktur, bunlar mahzun da olacak değillerdir. Bakara suresi 62. ayet Ahirete iman ile ilgili ayetler konumuzdan sonra sitemizde bulunan İbadet ile ilgili diğer konularımıza da bakabilirsiniz… Semih YAŞAR Ahiret hayatı ile ilgili ayetler Eski sitemizden yorumlar… mert – çok güzel olmamış desem yalan olur emine – bence şok güzel olmuş son derece harika teşekürler yorumumu yazdırdığın için salun var olun allah razı olsun kaan – Çoooooook güzel olmuş ellerinize sağlık. reyhan – bence kim bu interneti kuurmuşsa allah razı olsun eda – tam istediğim gibi olmuş saolun irem su – çok güzeldi bu biigiler sayesinde artı aldım teşekürler misafir – lütfen ilk ayetteki noktalama işaretlerine büyük-küçük harf kullanımına dikkat edip bir bakar mısınız rica ediyorum düzeltin yoksa çok kırılırım beni kırmayın hadiiii merve – çok gzl ayetler çok saolun 🙂 beyza – çok güzel ayetler varrr 🙂 salak – çççççççççççooooooookkkkkkkkkkk güzel kaan – valla ben cuma namazlarını hiç kaçırmam 7. sınıf öğrencisiyim ve buna rağmen gidiyorum ülkemiz de bunların yayılması lazım benim zaten projem vardı dinden inşallah 100 alırım dualarınızı bekliyorum amin süper – gerçekten güzel yanii Haliibo – tam istediğim şeyler car coooook sağolun ben ben – çok gzl herkes okusun fatih baba oley – besiktasli gokhan reis – Cok iyi herkezin okumasini isterim nehır – çççççççççççççççççççççoooooooooooooooooooooookkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkk gggggggggguuuuuuuuuuuuuzzzzzzzzeeeeeeeeeeeelllllllllllllllllllll ömer – abi gerçekten çok iyi yaa d çok yardımı oldu sevgi – çok güzel herkeze tavsiye ederim ecem – bnce çok güzel bayıldım ödevime çok yardımcı oldu……… ultrAslan – çok güzel olmuş çok işime yaradı saat ayet aramadım gayet düzenli bir şekilde yazılmış ayetler. çok teşekkürler… aleyna – çokkk güzl ödevime yardımcı olsun muhammet – çok güzel ödevime yardımcı oldu cuma ali – cok gozel olmuş yapanın eline saglık canocanlar hoca çok ggggggooooooooooozzzzzzeeeeeeeeeelllllllllllllllll dedi rafiyyee – süpersinizz hojaaammm maşşşşallllahhh * kkkkkkkkkkkkkkkkkkk – süüüüüüüüüüüüpeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeerrrrrrrrrrrrrrrrrr RaBiA – çoook güzel bi site çok beğendim arkadaşları tebrik ediyorum allah sizden razı olsun yazan arkadaşlar ve bütün müminlere SmTTrkm – Eyw Sağol Çok İşime Yaradı rabia – güzel ödeve yardımcı oldu rumeysa e – çok güzel yapanın ellerine sağlık çağrı karabay – elif – çok güzel bayıldımm bu siteye öznur akın – güzel ödevime yardımcı oldu ayşe güll – çok gzl ayetler din performans ödevime çok yardmcı oldu tam 7. sınıf kon uları kim yaptıysa ellerine sağlıkk…… mercan – harika ayetler vardı keşke şiirde olsaydı Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Çocuklarımıza daha küçük yaşlardayken ahiret inancıyla ilgili öğrenmeleri gerekenleri öğretmeliyiz. Ahirete inancı olmayan insandan her türlü kötülük beklenir. Onu engelleyecek ne var ki başka. Bu dünyada yaptığı bir şeyin hesabını ahirette vereceğine inanmayan birisi dünyada hangi kötülüğü yapmaz ki” dedi. Tabi ki çocuklarımıza herşeyden önce edebi ahlağı terbiye yi ardından da inancımızın gereği olan ve bilinmesi gereken herşeyi öğretmemiz lazım. Edebi olmayanın dini olmaz. imam cafer essadık as. Ama bunu salık verecek son kişi bu zatı muhterem olsa gerek. Çünkü ağzı ile söylediklerini pratikte gerçekleştirmiyor. zira bunu diyen zatı muhterem. Allahın evi diye nitelendirilen, yönettiği kuruma bağlı camilerin, siyasi bir partinin büroları gibi kullanılmasını, ve oy devşirmek için içinde söylenen yalanları görmezden gelmesi, veya buna izin vermesi çünkü engellemeye çalışmıyor kendisinin ahiret inancının çokluğundanmıymış? İnsan merak ediyor tabi. Türkiyede her ne kadar allahın evi olabilme vasfını taşıyacak çok az sayıda cami olsada bu böyledir. Kuran buyuruyor Muhakkak ki bütün mescidler, Allah’a ibadet için kurulmuşlardır. O halde Allah ile beraber başka birine ibadet etmeyin; ancak O’na ibadet edin. cin demek’ki mescit te ibadetin dışında bir şey yapmak küfürmüş çünkü allaha ibadet için kurulmuşlardır. Kuşu ölen bir çocuğun yanına başsağlığı ve taziye için giden bir peygamberin ümmetinin, bir ülkede ki dini lideri! Durumundaki bir zatın. Aynı ülkede yaşanan ve yaşanmakta olan bunca rezilliğin, vurgunun, talanın, çocuk tecavüzlerinin, kadına şiddetin ahiret azabını gerektirecek suçlar olduğunu söylememesi her hutbe de olmazsa olmaz yapmaması da sanırım kendisinin kuvvetli ahiret inancından kaynaklanıyor. Kuran buyuruyor “Şüphesiz hayasızlığın mü­minler arasında yaygınlık kazanmasını isteyenler için dünyada da ahirette de oldukça acıklı bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” Nûr, 19. Belkide bu ayeti kerime den haberi yoktur kimbilir? Keza açlıktan midesinin üstüne taş bağlayan bir peygamberin ümmetinin aynı ülkedeki dini lideri! Durumundaki bu zatın, açlıktan ve işsizlikten intihar edenler varken. milyonluk araçlarla dolaşması ve bulunduğu her sofranın en az 500 açı doyurabilecek masraflarla yapılması ve o sofraya bunları düşünmeden oturması da kuvvetli ahiret inancı ile ilgili olsa gerek. Kuran buyuruyor Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da. İsraf ederek saçıp-savurma. Çünkü saçıp-savuranlar, şeytanın kardeşleri olmuşlardır; şeytan ise Rabbine karşı nankördür. İsra 26/27. Ayetler. Bu ayeti kerimeler ahiret inancını ilgilendirmiyor mu ne ? yoksa bilirdi o zat…. Kendisi onbinlerce lira maaş alıp bir eli yağda bir eli balda yaşarken, asgari ücreti bile bulamayan ümmetine fakirliklerine şükretmelerini salık vermek te kuvvetli ve sarsılmaz ahiret inancının eseri olsa gerek. Tıpkı soğuktan donmamak için evinin içinde yorgan altında oturanlar varken, kendisinin evinin tuvaletinin bile çok sıcak olduğu gerçeğinde olduğu gibi. Yani kimine şükür kimine gani gani lüks, Allahın adaleti olamayacağına göre, ahiret inancının hangi gereğidir acaba ? kuran buyuruyor Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahidler olarak adaleti ayakta tutun. Onlar ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp heva tutkularınıza uymayın. Eğer dilinizi eğip büker sözü geveler ya da yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberi 135…. Durumunuz budur Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı, böylece onların kendisiyle akledebilecek kalpleri ve kendisiyle işitebilecek kulakları oluversin? Çünkü gerçek şu ki, gözler kör olmaz, ancak sinelerdeki kalpler körelir. Hac 46. Ayet. Köprüde görüşürüz

ahiret inancı ile ilgili ayetler