pw6ggf. Çocukların en sevdiği masal türüdür. Konuşan hayvanlar ile ilgili masallar, Fabl Hikayeleri genellikle ders verici öğütler veren sonuçlarla biter. Fabl Hikayelerin en önemli temsilcisi LA FONTEN'dir. Hangimiz dinlemedik ki LA FONTEN'den MASALLAR'ı... Ağustos Böceğ ile Karınca, Tavşan İle Kaplumbağa, Prenses İle Kurbağa en bilinen Fabl örnekleridir. Türk Edebiyatında ilk Fabl Hikayeler/Masallar Şinasi , La Fonten masllarını dilimize türkçe olarak çevirip yazmıştır. Daha sonraki yıllarda edebiyatımızda Nazım Hikmet'te La Fonten masllarınızı dilimize uyarlamıştır. Mevlana Mesnevi Hikayeleri de Fabl örneği olarak gösterilebilmektedir. Hayvanların başından geçen olayları konu alan masallar LA FONTEN ile özdeşleşmiştir. Çocuk Edebiyatı'nda önemli bir yeri olan Fabl çocukların ahlak kurallarını eğiterek, öğreterek aynı zamanda eğlendirip düşündürerek anlatır. Fabl Hikayelerin çocukların duygusal gelişimine de katkıları büyüktür. Hayal dünyalarında hayvanların konuşuyor olması onları oldukça eğlendirerek hikayeyi sürükleyici ve dikkatleri dağılmadan dinlemeyi öğretici güzel masallardır.. Fabl Hikayelerin gerçek kaynağının EZOP olduğu söylenir EZOP 620 - 650 Yılları arasında yaşamış, yaşadığı dönemin sorunlarını anlatmak için bu tür masalları yarattığı söylenmektedir. Beydaba - KELİME VE DİMME eseri adlı eseride Fabl eser oarak çok bilinmektedir. Fabl Masallar çocuklara hayvan sevgisi de aşılamaktadır... Kısa Bir FABL parçası / Örnek HERKES HERKESE YARDIM ETMELİ BEN BÜYÜK O KÜÇÜK DEMEMELİ İKİ MASALIM VAR BUNUN ÜSTÜNE BAŞKADA BULURUM İSTEYENE Selahattin Eyüboğlu Çevirisi İle La Fonten Masalları'ndan kısa bir alıntı... Fabl Nedir Öykünce ya da fabl içinde bir ders ya da öğüt bulunan öyküdür. Yazar genellikle bu dersi öykünün sonunda 'gülme komşuna gelir başına' gibi bir cümleyle özetler. Fablların kahramanları genellikle havyanlardır. Ama bu hayvanlar insanlar gibi düşünürkonuşur ve tıpkı insanlar gibi davranır. Dünyanın en ünlü fabl yazarları Ezop ve Jean de La Fontaine'dir. Ezop'un fablları 300 yılında derlenerek yazıya geçirilmiştir. ABD'li James Thurber ve İngiliz George Orwell çağdaş fabl yazarlarıdır. Genellikle öğüt vermek ve ders çıkarmak için anlatılan kısa bir öyküdür. Fabl sözcüğü Latince öykü anlamına gelen "fabuto"dan türemiştir. Fabllerin kahramanları çoğunlukla insan gibi davranan ve konuşan hayvanlardır. Bu durum öyküyü anlatanın insanların budalaca davranışlarını dolaylı olarak göstermesine olanak sağlar. Eğlenceli ve ilginç bir öykünün iz bırakacağı düşüncesiyle bu öğütlere kulak verileceği umulur. Örneğin döğüşen iki horozu konu alan bir fabl vardır. Bu öyküde horozlardan biri yenilir ve kaçar. Öbürünün ise kazandığı zaferden başı döner çatıya çıkar ve zaferini duyurmak için sürekli öterek böbürlenir durur. Horozu gözüne kestiren bir kartal onu kaptığı gibi kaçar. Bu öyküden böbürlenmenin aptalca bir şey olduğu dersini çıkarmak zor değildir. Yüzyıllarca önce Ezop adlı bir Yunanlı'nın anlattığı varsayılan bu öyküler gibi Eski Hint ve Akdeniz kültürlerinde de bu türden hayvan masalları vardır. Hint fablleri genellikle ders vermekten çok doğadaki bir olguyu açıklamak için anlatılır. "Karga ile Tilki" "Kurt ile Kuzu" "Ağustosböceği ile Karınca" ve "Tavşan ile Kaplumbağa" gibi pek çok fabl eskiden olduğu gibi bugün de çocukların dinlemekten hoşlandıkları öykülerin başında gelir. "Tilki ile Horoz" öyküsü ingiliz şairlerinden Geoffrey Chaucer'ın "Canterbury Tales"inde 1390; Canterbury Öyküleri yer alır. Hayvan masalları doruğuna 17. yüzyılda yaşamış olan Fransız Jean de La Fontaine ile ulaştı bak. La Fontaine Jean De. Koşuk biçiminde yazılmış olan bu masallarda La Fontaine yaşadığı dönemdeki insanlarla kıvrak bir dille inceden inceye alay etmekteonların zayıf yanlarını yermektedir. 17. yüzyılın sonlarında ve 18. yüzyılın başlarında John Dryden ve John Gay adlı iki ingiliz yazar fabl yazma geleneğini sürdürmüşlerdir. 19. yüzyılda çocuk edebiyatının gelişmesiyle birçok yazar çocuklar için fabl türünde yapıtlar verdi. Bunlar arasında Levvis Carroll Rudyard Kipling Joel Chandler Harris'i sayabiliriz. George Orwell'in "Hayvan Çiftliği" Animal Farm; 1945 adlı yapıtında olduğu gibi birçok çağdaş yazar da dünya görüşlerini dile getirmek için fabl türünde yazmıştır. Fabl Özellikleri Başrollerinde hayvanların rol aldığı hayvanların konuştuğu hayvan hikayeleridir Örn Ağustos böceği ve Karınca. Bu isin en bilinen kişileri Beydeba Ezop ve La Fontainedir. İnsanlar arasında cereyan eden olayları hayvanlar bitkiler ya da cansız varlıklar arasında geçiyormuş gibi göstererek bu yolla insanlara ahlak ve ibret dersi vermek örnek göstermek ya da bir düşünceye güç kazandırmak isteyen bir çeşit masaldır. Teşhis ve intak sanatları üzerine kurulmuştur. Dünya edebiyatında ilk ve önemli fabllar Hint yazarı Beydeba’ya aittir. Beydeba ’nın fablları Kelile ve Dimne adlı bir eserde toplanmıştır. Türkçe'deki ilk örneği Harname'dir. BİR KEDİ İKİ SERÇE Bir kediyle bir serçe Bir arada büyümüşler kardeşçe. Sepet, kafes bir arada, İçtikleri su ayrı gitmezmiş. Gerçi kedi ara sıra, Serçeye sinirlenirmiş, Suratında gagasıyla süngü talimi yapıyor diye, Ama o da zaman zaman Bir pençecik atarmış serçeye, Fazla canını yakmadan, Tırnaklarını tutarak Yumuşak yumuşak. Serçeyse boyuna bakmaz Gagalarmış kediyi düpedüz. Kedi ne de olsa daha akıllı, Hoş görürmüş bu oyunları. - Böyle şeyler olur, dermiş, Dostlar arasında; Dostun dosta kızması saçma. Uzatmayalım, kediyle serçe Şakayı kaka etmiyorlarmış, Barış içinde yaşayıp gidiyorlarmış. Derken bir başka serçe Görmeye gelmiş bizimkileri. Bakmış filozof bir kedi, Cıvıl cıvıl da bir serçe Dost oluvermiş ikisiyle. Ama bir gün barış bozulmuş, İki kuş arasında kavga çıkmış. Kedi ne yapsın bu durumda? Taraf tutmak zorunda kalmış - Bu serseri kim oluyor da, demiş Kafa tutuyor benim dostuma? Dağdan gelip bağdakini kovacak ha? Yoo, demiş kedi, öyle yağma yok. Kedilik adına çıkıp ortaya, Girmiş iki kuş arasındaki kavgaya. Bir pençede yakalayıp yemiş Yabancı serçeyi. Bir de ne baksın kedi, Serçe eti tatlı mı tatlı, - Dayanamam doğrusu, demiş; Ötekini de yemiş. Küçük Fidan Ekim yanındaki bahçede küçük fidan çok kendine mırıldanıyordu " portakalı soydumbaşucuma koydum... " O sırada okuldan kaçmış iki çocuk beraber fidanın yanına gelip yapraklarını yolmaya fidanın canı çok farklı yerlerinden çekiştiriyor ve yapraklarını çok çaresiz geçen gün yine okuldan kaçan çocukların büyük bir söğüt ağacının yapraklarını kopardıkları zaman söğüt ağacı ile dalga geçmişti küçük söğüt ağacı yalvarıyordu"lütfen yardım edin canım çok yanıyor." Çocuklar küçük fidanın yaprakları bittikten sonra fidanın aklına "gülme komşuna gelir başına"sözü bir daha asla başkalarıyla dalga geçmedi. Fabl Nedir Öykünce ya da fabl içinde bir ders ya da öğüt bulunan öyküdür. Yazar genellikle bu dersi öykünün sonunda 'gülme komşuna gelir başına' gibi bir cümleyle özetler. Fablların kahramanları genellikle havyanlardır. Ama bu hayvanlar insanlar gibi düşünürkonuşur ve tıpkı insanlar gibi davranır. Dünyanın en ünlü fabl yazarları Ezop ve Jean de La Fontaine'dir. Ezop'un fablları 300 yılında derlenerek yazıya geçirilmiştir. ABD'li James Thurber ve İngiliz George Orwell çağdaş fabl yazarlarıdır. Genellikle öğüt vermek ve ders çıkarmak için anlatılan kısa bir öyküdür. Fabl sözcüğü Latince öykü anlamına gelen "fabuto"dan türemiştir. Fabllerin kahramanları çoğunlukla insan gibi davranan ve konuşan hayvanlardır. Bu durum öyküyü anlatanın insanların budalaca davranışlarını dolaylı olarak göstermesine olanak sağlar. Eğlenceli ve ilginç bir öykünün iz bırakacağı düşüncesiyle bu öğütlere kulak verileceği umulur. Örneğin döğüşen iki horozu konu alan bir fabl vardır. Bu öyküde horozlardan biri yenilir ve kaçar. Öbürünün ise kazandığı zaferden başı döner çatıya çıkar ve zaferini duyurmak için sürekli öterek böbürlenir durur. Horozu gözüne kestiren bir kartal onu kaptığı gibi kaçar. Bu öyküden böbürlenmenin aptalca bir şey olduğu dersini çıkarmak zor değildir. Yüzyıllarca önce Ezop adlı bir Yunanlı'nın anlattığı varsayılan bu öyküler gibi Eski Hint ve Akdeniz kültürlerinde de bu türden hayvan masalları vardır. Hint fablleri genellikle ders vermekten çok doğadaki bir olguyu açıklamak için anlatılır. "Karga ile Tilki" "Kurt ile Kuzu" "Ağustosböceği ile Karınca" ve "Tavşan ile Kaplumbağa" gibi pek çok fabl eskiden olduğu gibi bugün de çocukların dinlemekten hoşlandıkları öykülerin başında gelir. "Tilki ile Horoz" öyküsü ingiliz şairlerinden Geoffrey Chaucer'ın "Canterbury Tales"inde 1390; Canterbury Öyküleri yer alır. Hayvan masalları doruğuna 17. yüzyılda yaşamış olan Fransız Jean de La Fontaine ile ulaştı bak. La Fontaine Jean De. Koşuk biçiminde yazılmış olan bu masallarda La Fontaine yaşadığı dönemdeki insanlarla kıvrak bir dille inceden inceye alay etmekteonların zayıf yanlarını yermektedir. 17. yüzyılın sonlarında ve 18. yüzyılın başlarında John Dryden ve John Gay adlı iki ingiliz yazar fabl yazma geleneğini sürdürmüşlerdir. 19. yüzyılda çocuk edebiyatının gelişmesiyle birçok yazar çocuklar için fabl türünde yapıtlar verdi. Bunlar arasında Levvis Carroll Rudyard Kipling Joel Chandler Harris'i sayabiliriz. George Orwell'in "Hayvan Çiftliği" Animal Farm; 1945 adlı yapıtında olduğu gibi birçok çağdaş yazar da dünya görüşlerini dile getirmek için fabl türünde yazmıştır. Fabl Özellikleri Başrollerinde hayvanların rol aldığı hayvanların konuştuğu hayvan hikayeleridir Örn Ağustos böceği ve Karınca. Bu isin en bilinen kişileri Beydeba Ezop ve La Fontainedir. İnsanlar arasında cereyan eden olayları hayvanlar bitkiler ya da cansız varlıklar arasında geçiyormuş gibi göstererek bu yolla insanlara ahlak ve ibret dersi vermek örnek göstermek ya da bir düşünceye güç kazandırmak isteyen bir çeşit masaldır. Teşhis ve intak sanatları üzerine kurulmuştur. Dünya edebiyatında ilk ve önemli fabllar Hint yazarı Beydeba’ya aittir. Beydeba ’nın fablları Kelile ve Dimne adlı bir eserde toplanmıştır. Türkçe'deki ilk örneği Harname'dir. BİR KEDİ İKİ SERÇE Bir kediyle bir serçe Bir arada büyümüşler kardeşçe. Sepet, kafes bir arada, İçtikleri su ayrı gitmezmiş. Gerçi kedi ara sıra, Serçeye sinirlenirmiş, Suratında gagasıyla süngü talimi yapıyor diye, Ama o da zaman zaman Bir pençecik atarmış serçeye, Fazla canını yakmadan, Tırnaklarını tutarak Yumuşak yumuşak. Serçeyse boyuna bakmaz Gagalarmış kediyi düpedüz. Kedi ne de olsa daha akıllı, Hoş görürmüş bu oyunları. - Böyle şeyler olur, dermiş, Dostlar arasında; Dostun dosta kızması saçma. Uzatmayalım, kediyle serçe Şakayı kaka etmiyorlarmış, Barış içinde yaşayıp gidiyorlarmış. Derken bir başka serçe Görmeye gelmiş bizimkileri. Bakmış filozof bir kedi, Cıvıl cıvıl da bir serçe Dost oluvermiş ikisiyle. Ama bir gün barış bozulmuş, İki kuş arasında kavga çıkmış. Kedi ne yapsın bu durumda? Taraf tutmak zorunda kalmış - Bu serseri kim oluyor da, demiş Kafa tutuyor benim dostuma? Dağdan gelip bağdakini kovacak ha? Yoo, demiş kedi, öyle yağma yok. Kedilik adına çıkıp ortaya, Girmiş iki kuş arasındaki kavgaya. Bir pençede yakalayıp yemiş Yabancı serçeyi. Bir de ne baksın kedi, Serçe eti tatlı mı tatlı, - Dayanamam doğrusu, demiş; Ötekini de yemiş. Küçük Fidan Ekim yanındaki bahçede küçük fidan çok kendine mırıldanıyordu " portakalı soydumbaşucuma koydum... " O sırada okuldan kaçmış iki çocuk beraber fidanın yanına gelip yapraklarını yolmaya fidanın canı çok farklı yerlerinden çekiştiriyor ve yapraklarını çok çaresiz geçen gün yine okuldan kaçan çocukların büyük bir söğüt ağacının yapraklarını kopardıkları zaman söğüt ağacı ile dalga geçmişti küçük söğüt ağacı yalvarıyordu"lütfen yardım edin canım çok yanıyor." Çocuklar küçük fidanın yaprakları bittikten sonra fidanın aklına "gülme komşuna gelir başına"sözü bir daha asla başkalarıyla dalga geçmedi. Fabl Örnekleri Kısa Kayıtsız Üye fabl örnekleri kısa lazım Cevap Fabl Örnekleri Kısa Deli Sevdam Fabl Örnekleri Kısa KARGA İLE TİLKİ Bir dala konmuştu karga cenapları; Ağzında bir parça peynir vardı. Sayın tilki kokuyu almış olmalı, Ona nağme yapmaya başladı “-Ooo! Karga cenapları,merhaba! Ne kadar güzelsiniz,ne kadar şirinsiniz! Gözüm kör olsun yalanım varsa. Tüyleriniz gibiyse sesiniz, Sultanı sayılırsınız bütün bu ormanın.” Keyfinden aklı başından gitti bay karganın. Göstermek için güzel sesini Açınca ağzını,düşürdü nevalesini. Tilki kapıp onu dedi ki “Efendiciğim, Size güzel bir ders vereceğim Her dalkavuk bir alığın sırtından geçinir, Bu derse de fazla olmasa gerek bir peynir.” Karga şaşkın,mahcup,biraz da geç ama, Yemin etti gayrı faka basmayacağına. Jean de La Fontaine TİLKİ İLE KEDİ Tilki ile kedi sohbet durmadan ne kadar hilekar ve kurnaz olduğunu göre düşmanları onu alt edemezmiş çünkü onlardan kurtulacak bir sürü oyun ve hile bilirmiş. Kedi biraz da utanarak;”Ben fazla oyun bilmem ki!” demiş.”Düşmanlarımın elinden kurtulmak için bir tek yol bilirim,o da kaçmaktır.” Tilki;”Kedi kardeş!” demiş,”Ben her tehlike karşısında başımın çaresine bakabilirim ama senin durumuna bir gün düşmanların seni çabuk alt edecek.” Az sonra bir sürü tazının bağrışmalarını avcı topluluğuna ait olan bu köpekler,bütün hızlarıyla kendilerine doğru hemen,yanındaki bir ağacın dallarına sıçrayarak en üstteki bir yaprak kümesinin içine saklanmış. Tilki ise;”Acaba şu hileyi mi yapsam,yoksa bu hileyi mi?” diye düşünmeye o kadar çok hile biliyormuş ki,hangisini uygulamasının daha doğru olacağına karar birisini uygulayacakmış ki,tazılar etrafını çevirip tilkinin işini bitirivermişler. Bütün olanları yukarıdan seyreden kedi,çok hile bilmediğine şükretmiş. AĞUSTOS BÖCEĞİ VE KARINCA Ağustosböceği bütün yaz Saz çalmış, türkü söylemiş. Karakış birden bastırınca Şafak atmış zavallıda; Bir şey bulamaz olmuş yiyecek Koca ormanda ne bir kurtçuk, ne bir sinek. Gitmiş komşusu karıncaya — Aman kardeş, demiş, hâlim fena; Bir şeycikler ver de kışı geçireyim. Yaz gelince öderim, Hem de faizi maiziyle; Ağustosu geçirmem bile. Ödemezsem böcek demeyin bana. Karınca iyidir hoştur ama Eli sıkıdır Can verir, mal vermez. — Sormak ayıp olmasın ama, demiş; Bütün yaz ne yaptınız? — Ne mi yaptım? demiş ağustosböceği; Gece gündüz türkü söyledim; Fena mı ettim sizce? — Yoo, demiş karınca, ne mutlu size; Ama hep türkü söylemek olmaz; Kışın da oynayın biraz. ZALİM ASLAN Vaktiyle ormanın birinde,canavar mı canavar bir aslan kan döker,canını yakmadık tek bir hayvan bile yaşadığı sürece,hiçbir hayvan rahat yüzü hayvanlar ondan nefret eder,ölümünü beklermiş. Bu zalim aslan sonunda kuvveti dişler de dökülünce herkesin maskarası hayvan ona yardım etmiyor ve onunla bir gün oturup karar almışlar;”Gelin hep beraber,bize bunca kötülük eden bu zalim aslanı iyice bir dövelim. Yaptıklarının cezasını,az da olsa gömüş olsun böylece.” Sonunda bütün hayvanlar aslana bir dövmüşler boynuz vuruyor,diğeri çifte atıyor,bir başkası bir öç almışlar aslandan. ASLAN İLE FARE Herkese saygı göstermeli elden geldikçe. Umulmadık kimselerden fayda görür insan. İşte bu, gerçeği anlatan bir hikaye, Daha nice bin hikaye arasından. Pençesi dibinde bir arslanın, Dalgınlıkla bir fare çıkıverdi. Bu fırsatı kullanmadı sultanı ormanın, Fareye dokunmayıp bir büyüklük gösterdi. Bu iyiliği boşa gitti sanmayın; Kimin aklına gelir ki bir an, Fareye işi düşer arslanın? Ama o da bir gün dışarı çıktı ormandan; Gitti tutuldu bir ağa. Ne çırpınma, ne kükreme … Kâr etmez tuzağa. Bay fare koştu; dişiyle arslanın ağını, Öyle bir kemirdi ki ağ söküldü nihayet. Sabırla zamanın yaptığını; Ne kuvvet yapabilir, ne şiddet. “İyilik eden iyilik bulur.” “Hizmet et benim için, hizmet edeyim senin için.” “İyilik iki baştan olur.” Jean de La Fontaine Çev. O. Veli Kanık TAVŞAN İLE KAMLUMBAĞA Tavşan ikide bir böbürleniyor -Kimse benden hızlı koşamaz, diyormuş. Sonunda kaplumbağa dayanamamış -İstersen yarışalım, demiş. Koşuya başlamışlar. Tavşan epeyce yol aldıktan sonra, "Hıh, o sırtı kabuklu hayvancık sürüne sürüne kim bilir ne zaman sonra bana yetişir?" diye düşünmüş. -Şu ağacın altına biraz uzanıp dinleneyim, demiş. Uyuyakalmış. Kaplumbağa ağır yürüyüşü ile yürümüş yürümüş, hiç dinlenmeden yol almış. Tavşan bir ara gözünü açmış. Bir de ne görse beğenirsiniz, kaplumbağa neredeyse yarışı bitirmek üzereymiş. Hemen fırlamış, rüzgar gibi koşmaya başlamış. Ama ne çare, kaplumbağaya yetişememiş. Böylece tavşan yarışı kaybetmiş. Aldırış etmemenin cezasını çekmiş. Kaplumbağa ise düzgün adımlarla, durmadan yürüdüğü için yarışı kazanmış. KURT İLE KÖPEK Bir köpek ormanda gezerken kurtla ve çok zayıflamış olan kurt,ayakta zor kurdun bu haline çok üzülmüş.”Ne kadar kötü görünüyorsun böyle kurt kardeş?”demiş.”Herkes bizi düşman bilse de,biz uzaktan sana yardım etmek isterim.” “Hiç sorma.” demiş kurt.”Ağır bir hastalığa yakalandığım için uzun süre iyileştim ama bir av yakalayacak kadar gücüm kalmadı de böyle aç susuz dolaşıyorum artık.” “Sen hiç üzülme.”demiş köpek.”Ben sana yardım akşam sahibimin düğünü var. Akşam olunca köyün dışındaki çalılıklara sana düğün yemeklerinin artıklarını taşırım.” Birkaç gün boyunca köpek tarafından beslenen kurt,sonunda kendini toparlayıp eski kuvvetine edip vedalaştıktan sonra da ormana gitmiş. Aradan yıllar iyice yaşlanınca sahibi onu dışarı aylak aylak gezen köpek,eski dostu kurtla karşılaşmış.”Hayrola?” demiş kurt.”Çok perişan görünüyorsun.” Köpek içini çekip;”Yaşlandım artık!” demiş.”Sahibimin işine yaramadığım için beni kovdu.” Kurt;”biz eski dost değil miyiz?” demiş.”Şimdi yardım etme sırası hayatımı nasıl kurtarmıştın?Hemen bir plan buldum!Senin sahibinin küçük bir çocuğu vardı değil mi?Şimdi ben gidip onu kaçıracağım,sen de geri sahibin seni el üstünde tutacak.” Bu sözleri söyleyen kurt,kaşla göz arasında gidip,çocuğu ormana herkes silahlanıp ormana koşmuş ancak daha ormana girmeden,yaşlı ve işe yaramaz diye evden kovdukları köpeğin çocuğu geri getirdiğini görmüşler. Bu olaydan sonra yaşlı köpeğin itibarı öyle artmış ki,insanlar onun kahramanlığını yüzlerce yıl çocuklarına anlatmışlar. Kurtla köpek arasındaki bu danışıklı dövüşü hiç kimse anlayamamış. TİLKİ İLE LEYLEK Tilkinin iyiliği tutmuş bir gün ! Leyleği yemeğe buyur etmiş – Ama, demiş tilki, bizde misafir Umduğunu değil bulduğunu yer. Meğer tilkinin cimrisi hepsinden betermiş Bir çorba çıkarmış topu topu O da sulu mu sulu Hem nerden getirse beğenirsiniz? Tabakta. Leylek gagasıyla uğraşadursun Tilki bitirmiş hepsini bir solukta. Leylek kızmış, ama çekmiş sineye. Bir zaman sonra O da tilkiyi buyur etmiş yemeğe. – Hay hay, demiş tilki, nasıl gelmem? Ben dostlara naz etmesini sevmem. Tam saatinde gelmiş. Leyleğe türlü diller dökmüş. Şu güzel bu güzel, Hele yemeğin kokusu Gel iştahım gel! Gerçi tilkilerin iştahı Pek nazlı değilmiş ama Et kokusu başka şeymiş. – Kuşbaşı galiba, demiş Bayılırmış etin böylesine Hele kıvamında pişmişine. Derken yemek sofraya gelmiş, Gelmiş ama nasıl? Kokusunu al, eti arada bul! Dar boğazlı upuzun bir çömlek içinde Tam leyleğin gagasına göre Tilki burnunu burgu etse nafile. Kısmış kuyruğunu evine dönmüş. Aç kaldığına mı yansın Bir kuşa rezil olduğuna mı? El alemi aldatanlar Bu masal size Bir gün sizi de sokarlar Kurduğunuz kafese … Jean de La Fontaine KEÇİ CAN PAZARINDA Keçiciğin aklı bir karış havada ya, sürüsünü bir yana bırakmış, bir başına otlaya otlaya çekip gitmiş. Hain koca kurt, kaçırır mı; hemen görmüş keçiciği "Heh, işte ağzıma lâyık bir lokma. Yaşasın!" demiş. Keçicik, bakmış can pazarı. Hiç kurtuluş murtuluş yok "Eh, n’apalım, demek kaderimizde sana yem olmak varmış kurt ." demiş. "Madem ölüm kapıya geldi, bari bana biraz kaval çal ki, neşeleneyim, kendimi unutup öyle öleyim.."Kurt, "Son isteği zavallının… "demiş. Bulmuşbir kaval, füyt füüyt çalmaya başlamış. Kurt çalmış, keçicik, oynamış. Derken ötelerden kaval sesini alan köpekler koşturmuşlar; gelmişler, kurdu önlerine düşürüp bir güzel kovalamışlar. Kaçmadan önce, kurt, durumu anlayıp oyuna geldiğini sezinlemiş "Suç sende değil bende. Neme gerekti benim kaval çalmak, neme gerekti bana köçekli kurban!" demiş. Zamansız bir işe kalkışmanın sonu budur. Ölçmeli, biçmeli adımını ona göre atmalı. Tersi oldu mu, işte böyle Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurundan olursun. Aisopos, Ezop Masalları, Tarık Dursun K. Mayıs 1981. SALYANGOZ VE EVİ Salyangozları bilir misiniz? Onlar da tıpkı kaplumbağalar gibi evlerini sırtlarında taşırlar. Bir zamanlar,evini sırtında taşımaktan hoşlanmayan sevimsiz bir salyangoz evinin rengi de hiç hoşuna gitmezmiş. Bizim salyangoz,kelebek ve uğurböceğini çok bir onlarla dertleşir,sırtında taşıdığı evi onlara şikayet edermiş.”Ah keşke!” dermiş.”Evimi sırtımda taşımak zorunda taşıyorum,bari sizin ki gibi bol desenli ve renkli olsaydı.” Kelebek ve uğurböceği bir gün salyangoza;”Sevgili arkadaşımız!” demişler.”Hani evim renkli olsun diyorsun ya,biz çaresini olan bir tırtıl ona götürürsek eğer, evini rengarenk boyar.” Salyangoz buna çok sevinmiş.”Ne duruyoruz!Hemen gidelim.” düşmüşler yola. Tırtılın kapısını misafirleri dinleyen tırtıl, boyalarını ve fırçasını alıp çalışmaya salyangozun evine çok güzel desenler yeni görüntüsünü beğenmiş beğenmesine ama yine de evinin sırtında olması onu çok üzüyormuş. Dönüş yolculuğunda üç arkadaş şiddetli bir yağmura ve uğurböceği öyle ıslanmışlar ki,sele kapılmaktan zor kurtulmuşlar. Oysa salyangoz hemencecik evinin içine girmiş. Yağmur dinip de evinden dışarı çıkınca,arkadaşlarının perişan halini görüp da kendi kendine şöyle düşünmüş”İyi ki saklanabileceğim bir evim olmasa da,Rengi olmasa da beni yağmurdan koruyor ya.” Sevimli salyangoz bu olaydan sonra bir daha hiç üzülmemiş. teşekür oğuz yazanların elleri dert görmesin herkezin elini sağlık hepsi çok güzel olmuş Büşra rüya yazan ellerin dert görmesin 😀 ece Bence çok güzel olmuş ellerinize sağlık Elif Ellerinize sağlık çok güzel olmuş mehdican Koyanlara teşekkürlee- Misafir çok güzel olmus 6 tane yazdım newroz harika olmuş sayenizde 100 aldım çok teşekkürler Misafir Üye valla çok güzel olmuş okudum hepsini helal olsun kardeşlerim ece süperrr bir site ödevlerimi hep buradan araştırıyorum muhteşem bir ödev olmuş llerinize sağlık yapanın erlleri dert görmesin Misafir Üye çok güzel olmuş teşekkürler yarkın y Süper oldu valla yazan elleriniz dert görmesin yazana helal!!! Misafir Üye Okul ödevimi senin sayende tamamladım teşekkürleŕ sanane XD çok güzel olmuş yapanlara çokk tsekkürler … melis çok güzel olmuş sayenizde hacadan aferin alabildim Misafir Üye Bence bu hikayler süpermişşşş be abicim Sağol Jean de la fontaine Misafir Üye Ya çok güzel olmuş ellerinz dert görmsn 😀 😀 😀 * * * Misafir Üye çok sağolun 5. sınıfa gidiyorum proje ödevim için yardımcı olacak ins ellernze saglıq ARİFCAN Çok güzel fabllar var yazan arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunarım artı bu sayfa sayesinde Türkçe dersinden geçeceğim çok sağ olun. Misafir Üye harika yazanın ellerine sağlık Misafir Üye sitede emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum her konuda çocuklarıma yardımcı olduğunuz için 🙂 yusuf super olmus turkce odevım + + saolun Misafir Üye bencede güzel ÖdeviOlanMisafir Çok güzel olmuş elinize sağlık sizin sayenizde ÖĞRETMEN beni dövmeyecek.😉 Aleyna Yazan elleriniz dert görmesin. 😀 Çok yardımcı oldunuz. Pendik Türk Telekom Sayenizde Tüm Sınıf Geçti Teşekkürler 12-B Misafir Üye Ödevim için iyi oldu 😀 Yazanların elleri dert görmesin 🙂 Misafir Üye çok güzel HA Rİ KA yani bu site TARZ Misafir en kısa fabllar bu sitede çok sağolun abi çok iyi yaaa 😀 🙂 abi çok iyiiii ya sağolun ödevimi bundan yaptım 🙂 😀 yusuf helal olsun kardeşim süper yazmışınız Misafir Üye gerçekten çok güzel ödevim süper oldu 🙂 Misafir Üye ellerine kollarına sağlık kitap özeti olur bundan süpersin Emirhan elinize sağlık sayenizde ders içi performans notum şimdilik 100 hakjıjfnı çok beyendim çok güzl olmş sayenizde ödevim çobuk bitti Misafir Üye Bence siz küçük çocukların bizlerin ve tüm herkezin dünyada başta site olarak Allahtan sonra en büyük yardımcımızsınız şu anda ödevime de yardımcı oldunuz saolun sonsuz teşekkürler başta ben olmak üzere tüm herkez adına sizi çokkk seviyorum 😀 Misafir Üye Süper olmuş eline sağlık teşekkürler La Fontaine çok güzel Misafirim ben Teşekkürlerr yazan ellerin dert görmesin ellerine sağlikkk cemile çok guzel olmuş teşşekkür ederim ödevimi yapmamı sağladınız Misafir Üye o kadarda abartma Büşra rüya taam güzel iş görür ama ….. anla işte 🙂 Berkay Çok güzel olmuş valla çok sevdim çok yardımcı Semanur Ku Bence çok güzel ödev için her kese tavsiye ederim tek kelimeyle harika son nokta yazanin eli dert görmesin muhteşem bide bunlar çok yararlidir fabl anlamini yazim size kahramanlari hayvanlardan bitkilerden yada varliklardan ahlak dersi vermek için sade ve ve konuşturma sanatinda başarisiz olur. Bu yazdiğim gerçektir yazdiğim yaziyabeklerim iyi günler .cevaplar hemen gelsin. Misafir Üye gerçektn çok güzel olmus ödevime çok yardım edecek yazan herkese çok tşk edrm 😀 Çağatay Gerçekten çok güzel olmuş… Yazanların elleri dert görmesin! Ellerinize sağlık. Misafir Üye Valla çok güzel olmuş işime çok yaradı teşekkürler Misafir Üye çok güzel hepside gönderen arkadaşlara çok teşekkürler Eflin en güzeli tilki ile leylek ama hepsi harika yazanlara teşekkürler Misafir Üye Ellerinize sağlık,çok beğendim öğrencilerimi bu sayfaya olun… Misafir Üye çok teşekkürlerrr ama hepsini yazmak zorundayımmmm 🙁 mira Hepsi çok güzel bak alim hoca kaç puan verrecekk…. 🙂 Misafir Üye süper yalnız hoca bizden istedi forumlord bir soru sorucam kedi ile fare diye fabl var mı ama yine de çok güzel olmuş elinize sağlık deniz kahraman Sayenizde odevimi yaptim size bol tesekkurlerimi gonderiyorum Misafir Üye çok güzel ama biraz uzun kardeşçiklerim benim ballarım şekerlerim yani kısacası olmamış Misafir üye bence tavşan bir daha ben daha hızlı koşarım dememeli Misafir Üye Ödevime çok yardım ettiniz teşekkür ederim Misafir Üye Abi yazanlarin elli dert gormesin 100 aldim abi odevden. imamhatibin gururu allah hepinizden razı olsun rabbim ne muradınız varsa versin gerçekten çok ama çok beğendim tekrardan sağolun abilerim ablalarım irde çok çeşitler burda ablacım gel vatandaş geeelll Misafir Üye uydurma istiom ben bilindik şeyler değil o yuzden bizımle deyılsın tatlım kuş öldü burçakkk ben bu sitenin bazı şeylerini beğenmiyorum ama bu fabllar bi harika yaa 🙂 🙂 Mehmet Hoca Çok süper olmuş yazanların eline sağlık Ögretmen Ben bir ogretmenim bu siteyi tavsiye ederim o neydi gızzz teşekkür güzel çok yardımcı oldu… tvtr49 ellerinize sağlık tam kısa bir fabl İLE TİLKİ çok iyi be hem kısa hem kolay Misafir Üye çooooook tşk yazanların elleri dert görmesin sayenizde projeden 100 aldım Misafir Üye Biraz daha kısa olsaydı iyi olurdu ama bu da iyi Esra Önemli değil tatlım EmirBerke05 çok güzel ama ordan bakıp yazınca hocalar anlıyor. Bunun için üye ile açılan bir sayfa açmalısınız Misafir Üye hepinizin eline sağlık Misafir Üye Gerçekten çok güzel olmuş tsk Misafir uye Çok güzeldi teşekkür ederim Misafir Üye Okumaya üşendim 😂 Misafir Üye Fıstık gibi olmus misafir üyüe çok güzel olmuş ellerinize sağlık Misafir Üye Vallahi sürər iş yaaa a harikaaaa emok çok güzel olmuş sayenizde öğretmenimiz çok beğendi 🙂 Misafir Üye Çok işime yaradı Ödevimi yapabilirim Çok teşekkür ederim Misafir Üye Yazanların elleri dert gormesin 100 aldırdıgınız için çok teşekkür ederim Misafir Üye Bütün fabl’lar güzel ama "Köpek ile Kurt" daha iyi ve yarın görsel dersinde köpekle kurtu çizcem😇😇 Misafir Üye Iyi tavsiye ederim odevimde yardimci oldu 🙂 Misafir Üye Bende çok sevdim . Emeğinize sağlık Misafir Üye Clash royale attfamily nasıl yüklenir bowling çok güzel olmuş yapanların eline sağlık çok güzel olmuş İlknur Çoook güzel Öğretmen istemişti aklıma bir şey gelmedi siz harika örnekler yazmışsınız Teşekkürler Ava trap Tşk sizin sayenizde ödevimi yaptım!!!!! Misafir Üye Çok güzeller çok fabl kurallarina uygun TAVŞAN İLE KAMLUMBAĞA Tavşan ikide bir böbürleniyor -Kimse benden hızlı koşamaz, diyormuş. Sonunda kaplumbağa dayanamamış -İstersen yarışalım, demiş. Koşuya başlamışlar. Tavşan epeyce yol aldıktan sonra, "Hıh, o sırtı kabuklu hayvancık sürüne sürüne kim bilir ne zaman sonra bana yetişir?" diye düşünmüş. -Şu ağacın altına biraz uzanıp dinleneyim, demiş. Uyuyakalmış. Kaplumbağa ağır yürüyüşü ile yürümüş yürümüş, hiç dinlenmeden yol almış. Tavşan bir ara gözünü açmış. Bir de ne görse beğenirsiniz, kaplumbağa neredeyse yarışı bitirmek üzereymiş. Hemen fırlamış, rüzgar gibi koşmaya başlamış. Ama ne çare, kaplumbağaya yetişememiş. Böylece tavşan yarışı kaybetmiş. Aldırış etmemenin cezasını çekmiş. Kaplumbağa ise düzgün adımlarla, durmadan yürüdüğü için yarışı kazanmış.

tavşan ile kaplumbağa fabl kısaca